Kendinizi Keşfetmenin ve Özgürleşmenin Yol Haritası
Kim Olduğumuzu Gerçekten Biliyor muyuz?
Modern dünyanın hızında çoğu zaman dış dünyayı tanımaya çalışırken en önemli soruyu ihmal ediyoruz: "Ben gerçekten kimim?"
Neden aynı olaylara benzer tepkiler veriyoruz? Neden bazı ilişkilerde sürekli aynı döngüleri yaşıyoruz? Stres altında neden kontrolü kaybediyor ya da aynı savunma mekanizmalarına sığınıyoruz?
Kendini tanıma arayışı yaygınlaştıkça Enneagram da daha fazla konuşulmaya başladı. Ancak çoğu kişi onu sosyal medyada karşılaşılan birkaç soruluk kişilik testlerinden ibaret sanıyor. Oysa Enneagram, insanı dokuz etikete sıkıştıran bir sınıflandırma sistemi değil; kişinin içsel motivasyonlarını, korkularını, güçlü yönlerini ve gelişim alanlarını anlamaya çalışan kapsamlı bir mizaç modelidir.
Enneagram, psikoterapi, koçluk ve kişisel gelişim alanlarında birçok uzman tarafından farkındalık oluşturmak amacıyla kullanılan modellerden biridir.
Enneagram Bir İnanç Sistemi mi?
Enneagram'ın kökeni hakkında uzun yıllardır pek çok iddia ortaya atılıyor. Babil uygarlığına dayandığını söyleyenler de var, Sufizm'den beslendiğini savunanlar da, Kabala ile ilişkilendirenler de.
Ancak tarihsel açıdan bakıldığında bu bağlantıları kesin biçimde doğrulayan güçlü akademik kanıtlar bulunmuyor.
Bugün bilinen Enneagram modeli, özellikle 20. yüzyılda Oscar Ichazo ve Claudio Naranjo'nun çalışmalarıyla sistematik hale gelmiş, daha sonra farklı araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Bu nedenle modern Enneagram'ın tarihsel gelişimini, antik kökenlere dair anlatılardan ayırmak gerekir.
İnsanı anlamaya çalışan pek çok yaklaşım gibi Enneagram da farklı kültürler ve düşünce sistemleri tarafından yorumlanmıştır. Bu yüzden onu belirli bir dine veya inanç sistemine indirgemek yerine, insan davranışlarını anlamaya çalışan bir model olarak değerlendirmek daha kapsayıcıdır.
"Karaciğer Yağlanması" Metaforu: Mizaç mı, Davranış mı?
Enneagram çalışmalarında en sık yapılan hatalardan biri davranış ile mizacı birbirine karıştırmaktır.
Bir kişi:
"Ben sinirliyim."
"Ben çok kaygılıyım."
"Ben kavgacı biriyim."
dediğinde, çoğu zaman bunları kişiliğinin değişmez parçaları olarak görür.
Oysa bu bakış açısı gelişimin önündeki en büyük engellerden biridir.
İsmail Acarkan'ın sık kullandığı "karaciğer yağlanması" metaforu bunu oldukça sade biçimde açıklar.
Sağlıklı bir karaciğerin görevi bellidir. Ancak yanlış yaşam koşulları nedeniyle yağlanabilir. Yağlanma onun özü değildir; sonradan oluşan bir bozulmadır.
Mizaç da buna benzer.
Örneğin;
Gücü temsil eden bir mizacın sağlıksız hali saldırganlığa dönüşebilir.
Tedbiri temsil eden bir mizacın sağlıksız hali yoğun kaygıya dönüşebilir.
Yardım etmeyi seven bir mizacın sağlıksız hali onay bağımlılığına dönüşebilir.
Dolayısıyla problem mizacın kendisi değildir.
Sorun, o mizacın zamanla geliştirdiği sağlıksız savunma biçimleridir.
Bu bakış açısı insanı "Ben böyleyim, değişemem." düşüncesinden uzaklaştırır.
İnsanları Etiketlemek İçin Değil, Anlamak İçin
Enneagram'a yöneltilen en yaygın eleştirilerden biri şudur:
"İnsanlar dokuz tipe sığdırılabilir mi?"
Aslında Enneagram'ın amacı insanları sınırlamak değildir.
Tam tersine, insanların aynı olmadığını kabul etmektir.
Psikoloji alanındaki mizaç araştırmaları da bireylerin doğuştan bazı eğilimlerle dünyaya geldiğini göstermektedir. Her çocuk aynı şekilde düşünmez, aynı hızda öğrenmez veya aynı olaylardan etkilenmez.
Enneagram da bu farklılıkları anlamaya çalışan modellerden biridir.
Bilinçli bir kullanımda hiç kimse;
"Tip 2'ler şöyledir."
"Tip 8'ler böyledir."
"Tip 6'lar hep kaygılıdır."
gibi kesin hükümler kurmaz.
Çünkü her mizaç sağlıklı, ortalama ve sağlıksız düzeylerde farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Dolayısıyla amaç insanları damgalamak değil, kendilerini geliştirebilecekleri yönleri fark etmelerini sağlamaktır.
7'sinde Neyseniz 70'inizde Aynısı Olmak Zorunda Değilsiniz
Toplumda sık duyduğumuz bir söz vardır:
"İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur."
Bu söz, mizaç açısından kısmen anlamlı olabilir.
Ancak karakter gelişimi açısından doğru değildir.
Doğuştan getirdiğimiz eğilimler büyük ölçüde değişmeyebilir.
Fakat bu eğilimlerin nasıl yönetileceği tamamen öğrenilebilir.
İnsan;
farkındalık kazanabilir,
alışkanlıklarını değiştirebilir,
savunma mekanizmalarını dönüştürebilir,
daha olgun davranış biçimleri geliştirebilir.
Enneagram'ın en değerli tarafı da tam olarak budur.
Size sadece bugün bulunduğunuz noktayı göstermez.
Gitmek istediğiniz yönü de gösterir.
Hayatın İçinde Eneagram
Ebeveynlik
Her çocuk aynı değildir.
Bir çocuğu kardeşiyle kıyaslamak, onun doğuştan getirdiği özellikleri görmezden gelmek anlamına gelir.
Çocuğun mizacını anlamaya çalışan ebeveynler, onu değiştirmeye çalışmak yerine gelişmesine uygun bir ortam hazırlayabilir.
Eğitim
Her öğrenci aynı yöntemle öğrenmez.
Bazıları deneyimleyerek öğrenir.
Bazıları düşünerek.
Bazıları sorgulayarak.
Bazıları ise güven ortamında daha hızlı gelişir.
Öğretmenin öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate alması öğrenme sürecini önemli ölçüde destekleyebilir.
İş Hayatı
İnsanların güçlü yönleri farklıdır.
Kimisi kriz yönetiminde başarılıdır.
Kimisi detay analizinde.
Kimisi ekip yönetiminde.
Kimisi yaratıcı üretimde.
Bu farklılıkları dikkate almak hem çalışan memnuniyetini hem de ekip verimliliğini artırabilir.
Psikolojik Danışmanlık ve Koçluk
Bazı uzmanlar Enneagram'ı danışanlarının düşünme biçimlerini ve tekrar eden davranış örüntülerini anlamaya yardımcı ek bir araç olarak kullanmaktadır.
Ancak psikolojik değerlendirme ve tedavi süreçlerinde tek başına yeterli bir yöntem olarak görülmemeli; gerektiğinde bilimsel geçerliliği yüksek psikolojik değerlendirmeler ve klinik yaklaşımlarla birlikte ele alınmalıdır.
Kendinizi Tanımak Bir Yolculuktur
Hiçbir insan tek bir kelimeyle açıklanamaz.
Hiçbir kişilik modeli sizi tamamen tanımlayamaz.
Enneagram'ın değeri de tam burada ortaya çıkar.
Eğer doğru kullanılırsa;
kendinizi suçlamadan anlamanıza,
güçlü yönlerinizi keşfetmenize,
tekrar eden davranış kalıplarınızı fark etmenize,
ilişkilerinizi daha bilinçli yönetmenize,
gelişim alanlarınızı görmenize yardımcı olabilir.
Fakat unutulmaması gereken en önemli nokta şudur:
Siz, Enneagram tipinizden ibaret değilsiniz.
Bir sayı sizi tanımlamaz.
Bir model sizi sınırlamaz.
Gerçek dönüşüm; etikete tutunmakta değil, etiketi aşarak kendi potansiyelinizi ortaya çıkarmaktadır.
Kendinizi tanımak, hayat boyu süren bir yolculuktur. Enneagram bu yolculukta kullanılabilecek araçlardan yalnızca biridir. Doğru bakış açısıyla ele alındığında size güçlü yönlerinizi, gelişim alanlarınızı ve davranış kalıplarınızı fark ettirebilir. Ancak asıl değişim, öğrendiklerinizi günlük yaşamınıza ne ölçüde yansıttığınızla başlar.
Çünkü özgürlük, kim olduğunuzu öğrenmekle değil; öğrendikleriniz doğrultusunda bilinçli seçimler yapabilmekle mümkündür.